3. Sayı – Editörden
“Hakikat, Maskeler, Hayaletler ve Şehir”
Editör’den
Anadolu Nazariyatı Dergisi, üçüncü sayısıyla düşünce dünyamızın köklerini modern ve çağdaş paradigmaların kavşağında tartmaya devam ediyor. İlk iki sayımızda coğrafyamızın ruhundan süzülen irfanî birikimi Batı’nın ontolojik ve mantıksal çıkmazlarıyla yüzleştirirken, yerli olanın evrensel hakikatle temas kurduğu o biricik zemini tahkim etmeyi amaçlamıştık. Bilginin statik bir nesne olmaktan çıkıp insanla ve onun varoluşsal serüveniyle kurduğu dinamik ilişki, bu sayıdaki metinlerimizin de ana omurgasını oluşturuyor.
Dergimizin sayfalarında yolculuğa çıkarken, ilk olarak kuantum bilgi devriminin sunduğu imkânlarla Türk yargı etiğinin irfanî köklerini Heisenberg ve Wheeler’ın katılımcı evren modelleriyle buluşturan özgün bir zemin inşasına şahitlik edeceksiniz. Hemen ardından, Tanzimat’ın getirdiği o derin epistemolojik kırılmada Namık Kemal’in din, ahlak, hürriyet ve adalet tasavvurunun gelenek ile modernite arasında nasıl bir köprü kurduğunu okuyacağız. Hakikatin peşindeki bu yürüyüş, bizi geleneksel mantığı sembolik yorumlama çabasıyla mantık tarihinin metodolojik ve yapısal dönüşüm alanına götürecek.
Fakat hakikat, sadece formel yapılar ve teorik çerçeveler içinde kalmaz; o, hayatın trajik ve komik sahnelerinde, insan yüzüne geçirilen maskelerde ve tarihin betonla örtülmeye çalışılan hafızasında da kendi sesini arar. Maske salt bir riyakârlık aracı değil; akışkan tözün kendini ifade ettiği zorunlu ve yaşamsal bir kalıptır. Nitekim İslam’ın kalbi olan Mekke’nin kutsal hafızasının modern otel zincirleri ve beton kulelerle kuşatılması, geçmişin hayaletlerinin gücünü bize hatırlatmaktadır. Kabe’nin gölgesinde yükselen o devasa yapılar, hakikatin sırrını betonun soğukluğuna gömerken, tarihin ve inancın canlı hayaletleri o beton söküklerinden bizlere bakmaya devam etmektedir.
Anadolu mayasında berraklaşan o büyük idrak üzere bilmek gerekir ki; cümle varlık “bir”dir. Büyüklerin vurguladığı üzere, “bir” olanın ayrıca beraber olma şartı yoktur; zira bir olmak, beraber olmaya aşkındır. Sıkça tekrar edilen “birlik ve beraberlik” vurgusu zaiddir, bir olmak yeterlidir. İşte bu sayımızda yer alan tüm çalışmalar, kuantum ağlarından mantıksal tasımlara, maskelerden hayaletlere kadar Vücud’un bu mutlak birliğini kendi diliyle ikrar etmektedir. Tüm okurlarımızı hakikatin sahici sarsıntısına ortak olmaya davet ediyoruz.
Anadolu Dergisi Nazariyatı adına;
Selçuk Polat, Editör